Öğrenince Çok Şaşıracağınız Avrupa’nın Göz Bebeği Olan Yapılar Hakkında 13 Bilgi

Avrupa mimarisi ve yapısı, gerek tarihi gerekse dünya yapıları arasındaki konumu açısından oldukça özel bir yerde. Avrupa’ya turistik yığınlar da oldukça fazla, tabii ki bunların çoğunluğu da oradaki muazzam yapıtları görmek için. Bu yapılarla ilgili herkesin bir fikri olsa da (ne zaman yapıldığı, kim tarafından kaç yılında yapıldığı gibi) bu yapılar aslında hiç kimsenin bilmediği bazı gizemleri de içinde barındırıyor. Bu içerikte de, bizim de yeni öğrendiğimiz, ilginç bilgileri sizinle paylaşacağız. Hadi başlayalım, iyi okumalar! 🙂

Kaynak: https://www.ranker.com/list/whoa-euro…

1. 1997’ye kadar Yahudilerin Roma’nın ünlü yapıtı Titüs Kemeri’nin altından geçmesinin yasak olduğunu biliyor muydunuz?

Her ne kadar 20.yy’ın yarısında böyle bir yasağın devam etmesi saçma gelse de, ne yazık ki, gerçek.

Titüs Kemeri, Roma İmparatorluğu’nun Judaea’da Yahudilere karşı kazandıkları büyük zaferin bir sembolü olarak inşa edildi. Haklı olarak da Roma’da yaşayan Yahudiler de bu kemeri kendilerine bir hakaret olarak gördüler. Neyse ki, 1997’de İtalya hükümeti kanunun saçmalığını anlamış olacak ki Yahudilerin kemerin altından geçme yasağını resmi olarak kaldırdı.

2. Louvre Müzesi’ndeki bütün sanat eserlerini görmek için 100 gün gerektiğini biliyor muydunuz?

Paris her zaman dünyanın kültür başkenti olarak bilinir. Tabii bunun en büyük nedeni de Louvre Müzesi. Louvre, sadece Batı’nın eserlerini( Mona Lisa, Venus de Milo gibi) değil aynı zamanda bütün dünya sanatçılarının önemli eserlerini içinde barındırıyor.

Peki Louvre’da bütün eserleri ne kadar zamanda görebiliriz? Yapılan araştırmalara göre her bir esere tam 30 saniye bakarsak toplamda 100 günde Louvre’da bütün eserleri görmüş oluruz.

3. Eyfel Kulesi’nin en üst katında bir daire var!

İnşa edildiği dönemde( 1887-1889) Eyfel Kulesi dünyanın en uzun yapısıydı.Bir sürü insan görmek için dünyanın dört bir yanından geliyordu. Günümüzde bu durum hala değişmedi. Eğer Fransa’ya gidiyorsanız Eyfel Kulesi mutlaka uğramanız gereken turistik bir yer haline geldi, hatta artık Fransa’nın en büyük sembolü.

Tasarımcısı mühendis Gustave Eiffel, Eyfel Kulesi’nin en üst katına bir daire inşa ettirdi. Her ne kadar birçok üst sınıf bu daireyi çok fazla paralar vererek kiralamak istese de, Gustave buna asla izin vermedi. Sadece ayrıcalıklı insanlar burayı görebiliyordu, bunlardan biri de Thomas Edison.

4. La Sagrada Familia tamamlanmış olsaydı her bir kulesinin farklı sembolleri ifade edeceğini biliyor muydunuz?

La Sagrada Familia’nın Türkçe anlamı ‘Kutsal aile’. İnşasına 19. yüzyılda başlansa da ne yazık inşası tamamlanmadı. La Sagrada Familia, her ne kadar tamamlanmamış olsa da, İspanyanın ve dünyanın en büyük yapıtları arasında gösteriliyor. Şuan toplamda 8 tane kulesi olsa da mimarı Antoni Gaudi bu yapıt için 18 tane kule tasarlamıştı ve ve her bir kule Hristiyanlığın bir parçasını temsil edecekti. 12 tanesi havarileri, 4 tanesi İncil yazarlarını ve son ikisi de Meryem Ana ve İsa’yı temsil edecekti.

5. Panteon’un hiç restore edilmemiş olduğu halde hala parçalanmadığını biliyor muydunuz?

Kolezyum ve Panteon, Antik Roma’dan kalmış en önemli eserler. Gerek dini gerekse siyasi bir önemi olan Panteon’un asıl can alıcı özelliği birçok savaşa, birçok doğa felaketlerine ve modern zamanların eski eserleri katletmeye başlamasına rağmen hala dimdik ayakta durması. 

Tabii ki bu yapının hala ayakta durmasının nedeni aslında yapısında kullanılan malzemeler ve o dönemin bilim insanlarının, mimarlarının gerçekten işlerinde en iyisi olma arzusu.

6. Aşıklar Çeşmesi’nin devletin kendi bütçesiyle inşa edildiğini biliyor muydunuz?

Trevi Çeşmesi olarak da bilinen Aşıklar Çeşmesi, mimar Nicola Salvi tarafından dizayn edildi. Bu çeşmenin tasarımı Papa XII. Clemens tarafından çok beğenildiği ve ucuz bir maliyeti olduğu için masraflar devlet bütçesi tarafından karşılandı. Çok da güzel olmuş!

7. Mont Saint Michel Manastırı’nın bir zamanlar hapishane olarak kullanıldığını biliyor muydunuz?

Bu muhteşem eserlerden birinin bir zamanlar hapishane olması çok da inandırıcı gelmese de, ne yazık ki doğru. 17. yüzyılın sonlarında Fransız Devrimi zamanlarında halkın dini inancı zayıflamıştı. Manastır da artık bir hapishaneye çevrilmişti. Hapishanenin adı ‘Bastille des Mers’, Türkçe anlamı da ‘Denizin Kalesi’.

8. Buckingham Sarayı’nda sadece bir kraliyet üyesinin doğup öldüğünü biliyor muydunuz?

Queen Victoria 1937’de Buckingham Sarayı’nı kraliyet ailesinin resmi malikanesi getirdiğinden beri bütün kral ve kraliçeler burada yaşadı ve yaşamaya devam ediyor. Durum böyle olunca da sadece bir kraliyet üyesinin orda doğup öldüğü iddiası çok da inandırıcı gelmiyor. Bu kişi de Victoria’nın oğlu VII. Edward. 1841’de Buckingham Sarayı’nda doğdu, 1910 yılında yine orada öldü.

9. Büyük Paris Cami’nin 2.Dünya Savaşı zamanında Yahudileri yeraltı mezarlarının bulunduğu bölgede sakladığını biliyor muydunuz?

6 milyon Yahudi’nin Naziler tarafından vahşice katledildiği Yahudi Soykırımı hala Avrupa’nın en dehşet verici olayı olarak anılıyor. Hitler’in sıkı uygulamalarına rağmen bazı insanlar gerçekten bu vahşete direnebildi.

Bir direnişi gösterenler biri de Büyük Paris Cami. O dönemin imamı Si Kaddour Benghabrit, Yahudilere hem sakladı hem de onlara karşı hoşgörülüydü.

10. Eğik Pizza Kulesi’nin görünümünün bir tık düzeltildiğini biliyor muydunuz?

Pizza kulesi, yüzyıllar boyunca eğik görünümüyle nam saldı ve onlarca felakete ve eğik olmasına rağmen yıkılmadı. 1992’de Pizza Kulesi’nin yıkılmasını daha çok önlemek için uzmanlar bir tık düzeltmek için kolları sıvadı. Bu işlem başarılı oldu, pizza kulesi hala eğik görünse de bir tık daha düzeldi ve herhangi yıkıcı bir olaya karşı direnci arttı.

11. İngiltere’deki meşhur saat kulesinin isminin aslında Big Ben olmadığını biliyor muydunuz?

Big Ben, bir çok filmde ve dizide görünüm kazanmış, İngiltere’nin en önemli yapıtlarından biri. İnsanlar bu saat kulesinin ismini Big Ben zannetse de saat kulesinin 2012’ye kadar orijinal ismi ‘The Clock Tower’dı. 2012’de Kraliçe II.Elizabeth’in onuruna ‘Elizabet Tower’ oldu.

12. Antik Stonehenge modern bir savaş başlattı.

Stonehenge de İngiltere’ninen tanınmış ve önde gelen yapıtlarından biri. Onca araştırmaya ve incelemeye rağmen uzmanlar hala bu muazzam yapıtın sırrını çözemedi.

 Yeni çağ felsefesiyle ilgilenen kişilerin bu Megalitik dönem yapıtı ilgisini çok çekmişti. Hatta orada Stonhenge Özgürlük Festivali adını verdikleri bir festival düzenlemeye çalıştılar fakat polis buna izin vermedi ve 500’den fazla kişi tutuklandı.

13. Kolezyum’un 30 tane tuzak kapısı olduğunu biliyor muydunuz?

Kolezyum günümüzün en önemli yapıtlarından biri. Roma döneminden günümüze kadar gelen bu eser, bugün çeşitli tehlikelerle karşı karşıya: yağmacılık ve yapılmasından yıllar geçmesi gibi.

Amfitiyatronun geniş seyirci kapasitesinin yanı sıra çeşitli etkinlikler için kullanılan 30 tane tuzak kapısı vardı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir